Eğer bir gün küçülürsek, büyük adımlar atmayı
öğrenemediğimiz içindir. Bazen neler olduğunun, olayların nasıl hızlı
geliştiğiniz farkına varıyorum ve kendime, “napıyorum lan ben ! ne zaman
bunları yapabilecek kadar büyüdüm” diyorum. Bugün yani Ocağın 12’sinde
Bodruma geldim ve küçük bir otele
yerleştim. Çalışmak iş bulmak yada para kazanmak için evden ayrılabilecek kadar
büyüdüğümün farkında olmadan. Beni uğurlamak için garaja annem babam ve hakkı
geldi. Babam ve annem beni uğurlarken ağladılar. Büyüdüğümün farkına varamayan
tek insan olmadığımı anladım. Annemi ve babamı daha fazla ağlatmamak için
ağlamayın diyerek gülücükler saçtım, sanki çok mutluymuşum gibi. Otobüs garajdan
çıktıktan sonra kendimi tutamadım.
Şuan bi
otel odasında tek başıma oturuyorum. Burası biraz soğuk ama idare ediyorum.
Eşyalarımın bi kısmını yerleştirdim. Yarın işe başlayacağım. Heyecanlı ve
meraklıyım, bir o kadarda korkak. Kendimi hiç tanımadığım bi yere ve hiç
beklemediğim bi pozisyon içine attım. Evet bişeyler başarmak, kendimi insanlara
ispatlamak ve tecrübe edinmek istiyorum, ama içimde anlam veremediğim bi
tedirginlik, bi korku var. Kendime bazen “evet doğru bişey yaptın”, bazende
“oğlum sen manyakmısın ya” diyorum. Belirsizim, tedirginim.
Buraya
gelirken ve buraya geleceğimi herkese haber verdim. Haber vermediğim kimse
kalmadı sayılır. İnsanları buraya geldiğimden haberdar ederken anladım ki, ulan
ben ne kadar sevilen bi adammışım ya! Bana yardımcı olan benim içimi rahatlatan
yada kafasında uçuk senaryolar kuran eşim, dostum, ailem ve arkadaşlarımı çok
ama çok seviyorum. Hepsinin değerlini bir kere daha anladım.
Umarım
buradaki yeni işimde başarılı olurum. Ve umarım başıma bir iş gelmeden burada
paramı kazanıp, tecrübemi arttırabilirim.
Dünyanın
binbir türlü hali var. Bunu okurken bana kızabilirsiniz belki ama bunu yapmak
beni çok rahatlatıyor. Eğer bana bir şey olursa şunu bilmenizi isterim ki;
hepinizi, yaşamayı, hayatı, aşkı, neşeyi, kederi kısacası herşeyi ayrı ayrı ama
çok sevdim. Tamam belki hepinizi kandırdım, ama ben bigün köşeyi döneceğime
gerçekten inandım (tebessüm). İnandığım yada iyi insan olmak zorunda olduğum
için değil, "sadece" iyi bir insan olabilmek için çabaladım. Dilerim
ki beni hayatınız boyunca beni iyi tanırsınız ve güzel hatırlarsınız. “bi gün
köşeyi dönücem” lafını her duyduğunuzda hatırınıza düşerim. Toprağa karışma
vaktim geldi. Yediğiniz şeftaliden, kuzu
kulağından, vişneden, iyiliğin ve azmin tadını almanız dileğiyle. Yaşama
hakkımız, mücadele gücümüz kadardır.